19 Mart 2019 Salı

SEÇİM İTTİFAKLARI

13 Mart 2019, 13:19
Bu makale 935 kez okundu
SEÇİM İTTİFAKLARI
Tek partili dönemden çok partili demokrasiye geçişimiz sancılı olmuştu. Partiler kurulmuş çok kısa sürelerde kapatılmış veya kendilerini fesh etmek zorunda bırakılmışlardı. Şimdilerde tek parti döneminde değiliz ve yine bir seçim süreci içerisindeyiz. İki ittifaktan söz ediliyor. Cumhur İttifakı ve Millet İttifakı (Zillet İttifakı)

Seçimlerde ismini en sık duyduğumuz partilere bir göz atalım. AK Parti ve MHP  'Cumhur İttifakı', CHP ve İYİ Parti 'Millet ittifakı'. İttifaklar il ve ilçelerde farklı adaylarda uzlaşma yoluna gitti. SAADET Partisi tüm il ve ilçelerde aday çıkaran tek parti olduğunu sık sık deklare etmeye çalışıyor. Bunun 'Zillet İttifakı' söylemlerinde isimlerinin geçmesinin yansıması olduğunu anlayabiliyoruz. Son olarak ise ismi en çok duyulan, seçimin odağında ve seçim sonucunu diğer partiler açısından negatif/pozitif yönde etkileyebilecek potansiyele sahip HDP. HDP bazı bölgelerde aday çıkarmayacağını Cumhur İttifakı'nın karşısındaki adayı destekleyeceğini ifade etti. Son tahvildeyse CHP, İYİ Parti, SAADET Partisi ve HDP bir torbaya koyulup 'Zillet İttifakı' ismini alabiliyor.

Kimdir bu Zillet İttifakı? Ne yer, ne içerler? Nereden geldiler?

Söylenenlere biraz kulak kabarttığımızda; bu topraklara dışarıdan gelmiş , 'Güçlü Türkiye’nin bekasını tehlikeye sokmak için varıyla gücüyle çalışanlarca istila edilmişiz gibi bir paranoyaya doğru kayabiliyoruz. Seçim elbette bir rekabet ortamı oluşturuyor. BİZ VE ONLAR! Bu ayrım ise bazen oldukça sağlıksız bir hal alabiliyor... Günlük hayatta aslında yan yana olduğumuz sohbet ettiğimiz insanlara özellikle sosyal medyada toptancılıkla, kendi değerlerimizi bile çiğneyecek bir dil kullanabiliyoruz. İnsan olmanın gereği "biz" dediğimiz insanlarla çok farklı özellikler, "onlar' dediğimiz insanlarla ise birçok benzer özellik taşıdığımız gerçeğini gözden kaçırıyoruz. Bu rekabeti ilkesel düzeyde tutmak, geçmiş yaşanmış kötü tecrübelerin tekrarlanmamasını sağlayacaktır.

Önümüzdeki günlerde seçimle milletin görevlendirdiği belediye başkanları yine anayasaya uygun şekilde milletin tercihi ile değiştirilecektir. Bunun aksi bir durum seçmenin var olan hakkını kullanarak yönetme işini istediğine vermesini sorunlu hale getirir. Çünkü seçilenlerin denetlene bilirliği ve  ihmal söz konusu olduğunda  gereken bir özür, bir istifa kültürünü henüz yerleştirebilmiş değiliz. “Millet, Seçimini Sandıkta Yapar.” sözü gereği adil bir rekabet aslında zorunlu.  Adil rekabet, seçmenin özgür iradesi ile kendini temsil edecek adayı belirlemesi ve 'seçme Hakkı’nın buharlaştırılmamasını sağlar.

Peki, beka sorunu nedir? Oy ile beka arasında bir bağlantı kurmak gerekirse elbette eski belediye başkanları ve ekipleri için bir beka sorunu vardır. Makamlara belli süreler için geldiler, iyi veya kötü tarihe not düştüler ve yerlerini yeni seçilmişlere bırakacaklar. Sonrasında muhtemelen farklı çalışmalarda onları izlemeye devam edeceğiz.  

Kendi yaşadığımız Kartal bazında adaylara göz attığımızda bir aday kimimizin yakını, bir aday kimimizin hemşehrisi ve bir diğeri kimimizin sınıf arkadaşı… Kişi olarak baktığımızda onlar sevdiğimiz saydığımız, bizim içimizden çıkmış Kartal’ın insanları.  Kendimize yakın gördüğümüz ve yapabilecekleri çalışmaları dikkate alıp desteklediğimiz aday yönünde tercih kullanacağız.

 Vatandaş olarak tercihimizi ne yönde kullanırsak kullanalım; 'emaneti sahiplenenlerin' makamlarının hakkını verip iletilen talepler doğrultusunda ve eşitlikçi bir anlayışla çalışmasını bekleme hakkına sahibiz. Seçilmişler, sorumlulukları gereği elinin altındaki insanları bir bütün olarak kucaklayabilmeyi başarırlar ise her zaman milletin kazandığı sonuçlar elde edebiliriz.

    Yorum yazmak için sitenin üst kısımdan giriş yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen olun!
GAZETE MANŞETLERİ
EN ÇOK OKUNANLAR
BUGÜN
BU HAFTA
BU AY
EN ÇOK YORUMLANANLAR
BUGÜN
BU HAFTA
BU AY
SPOR TOTO SÜPER LİG
Tür seçiniz:
e-gazete
KARİKATÜR
SENDE YAZ
Ziyaretçi Defteri

Siz de yazmak istemez misiniz?

ARŞİV