18 Kasım 2018 Pazar

Leonardo da Vinci

21 Eylül 2014, 00:57
Bu makale 1340 kez okundu
AYIŞIĞI
 AYIŞIĞI

“Sanat Bilimini ve Bilim Sanatını araştırın”

Leonardo da Vinci

Leonardo da Vinci; bir deha’nın profili

XVI. Yüzyıl başlangıcı,İtalyan sanatının en ünlü ve en parlak dönemidir. Parlaklığını, hiçbir şeyi olanaksız görmeyen, daha doğrusu olanaksızı gerçekleştiren pek çok deha’nın varlığından alır. Bu dehalardan en ünlü ve önemlisi Leonardo da Vinci’dir.

Leonardo 1452’de bir Toskana kasabasında doğar.Küçük yaşta pek çok sanatçının yanında yetiştiği heykeltraş ve ressam Andrea del Verrocchio’nun yanına çırak olarak girse de zekası,üstün gözlem yeteneği,görünenin ardındakini bilme ve inceleme merakı,sınırsız deneme azmi onu diğerlerinden farklı kılar ve çok kısa sürede sadece ve sadece kendi gözlem ve tespitlerine dayananan,günümüzde dahi hayranlık uyandıran olağanüstü sayıda araştırma, teknik buluş ve icadı gerçekleştirir.

Çağdaşları tarafından oldukça tuhaf olarak değerlendirilen Leonardo’nun yaşamı paradokslarla örülmüş,ironi ile renklendirilmiş ve gizemli bir örtü ile örtülmüşcesine normal hayata mesafeli idi. Bunun en büyük nedenlerinden biri yaptığı araştırmaların, özellikle insan kadavrası üzerindeki çalışmalarının, din tarafından kabul görmeyeceği ve dine karşı olabileceği fikrinin oluşmasından korktuğu içindi.Yaşamın gizlerini sonsuz bir merakla çözmeye yaklaşan Leonardo, ana rahmindeki dölütten,hidrostatik,optik ve mekanik disiplinlere kadar eşyayı ve doğayı, bilimsel ve çözümleyici bir tavırla ele aldı. Onun için doğanın bulgulanması her şeyden önce sanatının gerektirdiği görünen dünyanın bilgisine ulaşmakta bir araçtı. Çok sevdiği ressamlığı bilimsel temellere yerleştirdikten sonra bunun ressamlığı basit bir zanaatçılık düzeyinden saygıdeğer ve soylu bir uğraş haline yücelteceğini düşünüyordu.

Sanatın yönünü değiştiren Leonardo doğadan parçaları resmin ana konusu yapan ilk batılı sanatçıdır. Aralarında “Sfumato” (ince boya katmanlarıyla yapılan yumuşak ve akıcı, herhangi bir fırça darbesine rastlanmayan bir teknik) tekniğinin de bulunduğu pek çok etkileyici teknik ve yöntem bulup malzeme geliştirdi.

Benzer şekilde, Perspektif dediğimiz matematik yasa Leonardo’nun tüm resimlerinde uygulandı ve diğer ressamlar tarafından da kısa sürede benimsenerek resim tarihine kalıcı olarak yerleşti..

Yağlı boya tekniği de Leonardo tarafından geliştirilen ve resmin dayanıklığını arttıran ,renkleri daha canlı ve parlak olarak gösteren bir teknik olarak resim tarihinde yerini aldı.

Pek çok uzmana göre Leonardo’nun anatomi merakı kendi olağanüstü fiziğinin bir yansımasıdır. “Yakışıklı ve görkemli fiziği ile o; insan mükemmeliyetinin bir modeli gibiydi” der Goethe. Leonardo’nun olağanüstü fiziki üstünlükleri,entellektüel ve sanatsal dehasını tamamlar.Leonardo Floransa’da dengesi,zarafeti,sporculuğu ve fiziki kuvvetiyle efsanevi bir isim olarak anılır. Tanıklara göre, dört nala koşan atları dizgininden tutup durdurabiliyor,at nallarını ve kapı tokmaklarını elleriyle bükebiliyormuş.

Leonardo, solak olmasını bir avantaja dönüştürüp tüm notlarını sağdan sola doğru yazarak araştırmalarını bir çeşit koruma altına alıyordu. Tüm çalışmalarında her iki elini değişmeli kullanarak vücudu dengelemenin aynı zamanda beyni de dengelemekle eş anlamlı olacağına inanıyordu.

Eserleri üzerinde büyük bir sabır ve özenle uzun yıllar çalışan Leonardo’nun tamamlanmamış 17 eseri,pek çok sayıda çizim,eskiz,tasarımı ve “Son Yemek” , “Mona Lisa” ,”Anghiari’nin Savaşı”,”Sforza Atı” gibi eşsiz eserleri,500 yıl sonra bile hala daha gizemini sürdürüyor.

“AKŞAM YEMEĞİ” incelemesiyle sürecek...

 

    Yorum yazmak için sitenin üst kısımdan giriş yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen olun!
GAZETE MANŞETLERİ
EN ÇOK OKUNANLAR
BUGÜN
BU HAFTA
BU AY
EN ÇOK YORUMLANANLAR
BUGÜN
BU HAFTA
BU AY
SPOR TOTO SÜPER LİG
Tür seçiniz:
e-gazete
KARİKATÜR
SENDE YAZ
Ziyaretçi Defteri

Siz de yazmak istemez misiniz?

ARŞİV