19 Temmuz 2019 Cuma

ORMANI TALANA DEĞİL HALKA AÇALIM

Siirtli İş İnsanı İdris Acar’ın Kartal Aydos Ormanı 1. Kapıda işlettiği mekâna geçtiğimiz aylarda Mehmet Köymen’in adamları tarafından baskın yapılarak talan edilmesi sonucu olaylar meydana gelmişti. Olayların ardından Aydos Ormanı 1. Kapıya konulan taşların kaldırılması için başlatılan mücadelede Siirtli İş İnsanı İdris Acar’ı AK Parti Bursa Milletvekili Muhammet Müfit Aydın, AK Parti İstanbul Milletvekili Av. Serkan Bayram, AK Parti Kartal İlçe Başkan Yardımcıları Murat Burak ve Aydın Yavuz, Siirt İli Şirvan İlçesi Belediye Başkanı Necat Cellek, Tillo Belediye Başkanı İtham Aydın, Pervani Belediye Başkanı Tayyar Özcan, Kayabağlar Belediye Başkanı Sami Seven, Beğendik Belediye Başkanı Gürgün Özdemir, Kartal Belediye Meclis Üyesi Elif Bulut Gezen, Siirt Vakfı Genel Başkanı Zeki Akyüzlü, Anadolu Yakası Siirtliler Dernek Başkanı Beşir Arslanargun, Anadolu Yakası Siirtliler Vakıf Başkanı Mehmet Selim Başboğa, Siirt Vakfı Sultangazi Şube Başkanı Abdulkadir Çiçek, Siirt İkizbağlar ve Tom Köyü Dernek Başkanları Âdem Aslan ve Sebahattin Balcı, Çeltikyolu Köyü Dernek Başkanı Maşallah Aydoğdu, Kartal İlçe Emniyet Müdürü Oğuz Kaan, Siirtli İş İnsanları Ethem Sancak, Naif Bayındırıcı, Selahattin Aydın, Edip Köse, Ahmet Aslan, Emine Erdoğan’ın ağabeyi Hasan Gülbaran, Kartal Gazeteciler Derneği Yönetim Kurulu Başkanı M. Selim Akdoğan ve Yönetimi, Yakacıklılar yalnız bırakmadı.

21 Haziran 2019 Cuma 19:07
Bu haber 344 kez okundu
ORMANI TALANA DEĞİL HALKA AÇALIM
 Mahallemizin Sosyal Alanı Elimizden Alınmıştır

Açılış konuşmasını yapmak üzere mikrofona Anadolu Yakası Siirtliler Derneği yönetim kurulu üyesi Abdullah Altındağ geldi.

Abdullah Altındağ “Değerli misafirlerimiz bu gece burada olduğunuz için hepinize çok teşekkür ediyoruz. Yakacık yeni mahallede ikamet eden çoğunluğu doğu ve Güneydoğulu olarak yaklaşık 40 yıldır bu mahallede ikamet etmekteyiz. Mahallemizin bitişiğinde bulunan Aydos Ormanları 1. Kapıyı mesire alanı, nişan, düğün ve toplantılarımız için kullanıyorduk maalesef Mehmet Köymen denen şahıs burayı bizlerin kullanımına kapatmıştır.

Bu durum mahalle sakinlerini ziyadesi ile rahatsız etmektedir. Mahallemizin ihtiyacı olan sosyal donatı alanlarının mahallemize kazandırılması gerekmektedir. Mahallemiz için önemli olan bu ihtiyacın karşılanmasında siyasetçilerin payı büyüktür. Bizlere bu amaç doğrultusunda yardımcı olan herkese çok teşekkür ediyoruz” dedi.

Aydos Ormanı Sorunu Hepimizin Sorunudur

Konuşmasını gerçekleştirmek için kürsüye gelen Siirt Vakfı Genel Başkanı Zeki Akyüzlü ise “ Değerli Hazirun hepinizi saygı sevgi ve muhabbetle selamlıyorum. Hoş geldiniz sefalar getirdiniz. Bizler burada Aydos Ormanında olan sorunlar için 10 bin kişiyi bekliyorduk. Kardeşimizin de dediği gibi inşaallah büyüklerimizin de bizlere yardımcı olmasını umut ediyoruz.

Vakfı’mız şu anda Türkiye’nin hemşeri STKL’ları arasında icraatları ile çok farklı Türkiye’de bulunan şubeleriyle ve İstanbul’da ki derneklerle kaynaşmasıdır. Bizleri en çok sevindiren şu anda İstanbul’da bulunan 70 küsur derneğin birlikte çalışması ve inşaallah bu çalışmalar üzerine meyvesini vereceğini ümit ediyoruz.

Bu işe çok geç başladık burada bizlerinde suçu var eğer biz 10 ya da 15 sene önce başlamış olsaydık. Hakkımızı böyle gasp edemezlerdi. Bu sebeple bizler birlik ve beraberlik içerisinde olmak zorundayız. Çok STK olacağız fazla olacağız ama Bir olacağız Allah’ın izniyle. Bu sözlerimizin dikkate alınmasını rica ediyoruz ve alınacağına da canı gönülden inanıyorum. Hepinize saygılar sunuyorum” dedi.

Bizler Sizlere Hizmet Etmek İçin Seçildik

Siirt İli Şirvan İlçesi Belediye Başkanı Necat Cellek konuşmasında “ Bu programı tertip eden Güneydoğulu hemşerilerime çok teşekkür ediyorum. Saygıdeğer büyüğümüz Türkiye’nin 81 ili arasında beş babayiğitten biri olan Ethem ağabeyime saygılarımı sunuyorum.

Diğer hemşerilerimi de saygı ile selamlıyorum. Bu önemli günde bizleri yalnız bırakmadığınız için hepinizden Allah razı olsun. Bende içinizden biri olarak 6 dönemdir Şirvan’da Şirvan halkına hizmet etmek için canla başla çalışıyoruz. Neden 6 dönemdir Şirvan halkı beni seçiyor çünkü onlara hizmet etmek için gece gündüz çalışıyoruz. 

Sadece Şirvan’da değil İstanbul’da, Ankara’da ve Türkiye’nin çeşitli yerlerinde bulunan Şirvanlılar olarak Şirvan’da bir kardeşleri var. 7/24 onların emrindeyim. Bizleri burada onurlandırdığınız için hepinize çok teşekkür ediyorum saygılar sunuyorum” dedi.

Onların Ayak Tozu Olmak Bile Benim İçin Onurdu

Siirt’in çok sevilen ve sayılan İş İnsanı Ethem Sancak mikrofona gelerek “ Saygıdeğer konuklar çok değerli hemşerilerim hepinizi Allah’ın selamı ile selamlıyorum. Biliyorsunuz bir sürü şapkam oldu benim. Bir dönemde siyasetçi olduk mazlum milletlerin temsilcisi sevgili eniştemizin tanıştığım günden beri sıradan bir neferiyim.

Onun bana verdiği nefer rütbesi yaşamım boyunca benim için en kutsal ve en güzel rütbedir. Bana vermiş olduğu her görevi yerine getirmeye çalıştım. Başardıklarım oldu başaramadıklarım oldu. Ama onun yüksek hür iradesini emir terakki kabul ettim. O hal oldu ki grup muhalifleri onunla baş edemeyince beni dövmeye başladılar. Beni Şems Ethem Bolu dağı Mevlana ilan ettiler. Benim için büyük bir onurdu. Onların ayak tozu olmak bile ama akılları sıra bizimle alay ediyorlardı.

Gün geldi kürsülere çıktım ve dedim ki son 300 yıl da ümmetin ve milletin başına böyle bir kahraman gelmemişti. Ben onun peşinde ikbal ve gelecek endişesi içinde olmadım. Ben onun neferi olmak için peşindeyim. Onun davasının peşinde bir müridiyim.

Hatta daha ötesine gittim annem, babam ve çocuklarım ona feda olsun dedim. Çocuklarım bana dediler ki baba bizi neden feda ediyorsun! Onlara siz daha onu tanımıyorsunuz tanıdıkça babanızın ne kadar isabetli bir şey söylediğini anlayacaksınız. Çünkü 300 yıldır millet ve ümmet girdiği gerileme girdabından bizardı müstemleke olmuştu.

Kardeşler birbirine düşmüş, Başbakanlar asılmıştı. Vesayet rejimi halkın ensesinde boza pişiriyordu. O kahraman çıktı. Allah bize onu nasip etti. Ümmetin başına geçti çok şükür biz Siirtliler onunla gurur duyuyoruz.

O bizim eniştemiz Siirt’in en temiz ve ferasetli kızını biz ona vermiştik. Dolayısı ile o bizim gururumuz. Türkiye’nin en ferasetli kadının yetişmesinde büyük emeği olan Hasan ağabeyi saygı ile selamlıyorum. Ben çok iyi bir siyasetçi olamadım. Yarım yamalak bir siyasetçiyim. Bu günde buraya sizlere nutuk atmaya gelmedim bunu bilesiniz. Doğrusu bu kadar hemşerimin Yakacık’ta mekân tuttuğunu yaşadığını burayı imar etmeye çalıştıklarını bilmiyordum. Bu benim acemiliğim beni affedin.

30 Mart’ta ben sizin farkınıza vardım. Genel Başkan yardımcımız Erol Kaya dedi ki Yakacık’ta 5 bin Siirtli var gidip geliyoruz. Onlar bize Ethem Sancak buraya gelmeden biz size oy vermeyiz. Ben o dönem Güneydoğu’da ki çalışmalarda görev aldığım için Şirvan’daydım bırakıp geldim. Bugün burada sizleri gördüm o kadar mutlu oldum ki sizlerle. Annemi, babamı görsem bu kadar mutlu olmazdım.

Sizler burayı mesken tutarken yaşamış olduğunuz zorlukları bana İdris Bey tek tek anlattı. Sizler bu zorlukları ve zorbalıkları hak etmiyorsunuz. Emin olun ki 2002’den beri tanıdığım mazlumların hamisi, mazlum milletin lideri, zalime karşı hakkın ve adaletin yanında, onun neferi olan ülkemizin büyük kahramanı Cumhurbaşkanımız bu çekmiş olduğunuz eziyeti bilse buna asla rıza göstermez.

Bundan emin olabilirsiniz. Eğer bu sorunlar ona ulaştırılamamışsa o bizim kabahatimiz. Biz behemehâl bu kabahatimizi gidereceğiz. Uğradığınız eziyetleri, sıkıntıları, zorlukları ve maruz kaldığınız zorbalıkları ona anlatacağız. Bizzat ben anlatacağım sizlere söz veriyorum. Kapısında yatacağım ve bu zorlukları ona aktaracağım bundan emin olabilirsiniz.

Geçtiğimiz 10 gün içerisinde buna çaba sarf ettim ama muvaffak olamadım. Buraya Çevre ve Şehircilik Bakanımız Murat Kurum’u getiremedim son dakika vaz geçti. Her ne oldu ise oldu ve 40 yıldır yaşadığınız Aydos Piknik alanında yapacağımız Şenliği yapamadık. Bu bizim bir ayıbımız sizlerin değil.

Benim AK Parti adına konuşmaya bir yetkim yok. Bende sizler gibi sade bir üyesiyim. Bir dönem AK Partide görev aldım sonra o görevi bırakmak durumunda kaldım. Dolayısı ile AK Parti adına konuşacak resmi bir kimliğim yok. Ama gurur duyduğum bir unvanım var. Recep Tayyip Erdoğan’ın neferiyim ben. Bu sorunları komutana aktarmak benim boynumun borcu.

Emin olun ki vakıf olduğu zaman sizlere sahip çıkacaktır. Çünkü bu dünyada biz Güneydoğuluların 80 yıl boyunca uğradığımız zulmün, yok sayılmayı, asimilasyonu, kavmiyetçiliği bizzat bizim illerimize gelerek ayaklar altına aldığını söyledi.

Arap’ın Fars’a Fars’ın Türk’e Türk’ün Araba üstünlüğü yoktur. Düsturunu Hz. Peygamberimizin düsturunu dile getirerek üstünlük takvadadır ve bütün Müslümanlar kardeştir. İnancına sahip bir lider oldu. Dün dünya jandarmalarının piyonları olan İslam dünyasında ki ajanlar biliyorsunuz bir Müslüman kardeşimizi hapishane de şehit ettiler.

Hep birlikte şehit edilen bu kardeşimize bir Fatiha okumamız lazım. Davası ve kavgası bizzat Tayyip Erdoğan tarafından yürütülmektedir zaten ve hepimiz bu kavgaya katılacağız. Mısır halkının uğradığı zulme bile rıza göstermeyen Tayyip Erdoğan Aydos’ta ki Siirtlilerin uğradığı zulme rıza mı gösterecek zannediyorsunuz.

Yarın AK Partiye oy verirsiniz vermezsiniz o sizin takdiriniz ben onun peşinde değilim. Ben size uğradığınız zulmün mutlaka sona erdirileceğinin garantisini ve vaadini veriyorum. Bu konuda 65 yıllık yaşamı boyunca Siirtli olmaktan, Siirt’in toprağının yoğurduğu bir birey olmaktan ve Siirtlilerin hizmetlisi ve neferi olan Ethem Sancak sizlere söz veriyor ki her adımınızda ben maddi ve manevi olarak yanınızda ve emrinizde olacağım. Bu konuda hiçbir zorbalıkta beni yıldıramaz Allah’ın izni ile.                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                    

 Biliyorsunuz ben Ehlibeyt’ in bir parçasıyım. Siirt illeri biz Seyitliğimizle bilir. Ehlibeyt’ in ayırt edici özelliği nedir biliyor musunuz?

Bizi Yaratan bizler için Kuran’da bizi zulme karşı mücadele edecek insanlar diye tarif etmiş. Büyük dedemiz Hz. Peygamber, öbür dedemiz Hz. Ali, öbür dedemiz Hz. Hüseyin ve arkasından gelen bütün ehlibeyt hakkı savunup zulme karşı durmak için canlarını vermiştir tarih boyunca. 

Ben de o genleri taşıyan biri olarak asla zulme ve zalime boyun eğmeyeceğim. Hele bu zulüm hemşerilerime canımın bir parçasına kast etmişse asla razı olmam. Emin olun ki Recep Tayyip Erdoğan’da buna razı olmayacaktır.

Çünkü haşmetleri itibari ile o benden çok daha üst derecede ve üst makamdadır. 1 milyar 700 milyon Müslümanın zulme karşı direnişinin bayrağı olmuştur. Onun için müsterih olun sevgili hemşerilerim.

Eminim ki onun hanımefendisini yetiştiren onun ailesinin bir parçası olan Hasan Ağabeyimde beni takdir eder. Bu konuda sakın ola yeisse kapılmayın karamsarlığa kapılmayın. Bu konuyu kaşıyarak bizi bir birimize düşürecek kem sözlü fitnecilere kanmayın.

Asla uğradığınız baskıya ve zulme Recep Tayyip Erdoğan boyun eğmeyecek. Uğradığınız bütün zararları telafi edecektir. Aydos Ormanı Devletindir. Kimsenin babasının malı değildir. Devleti yöneten Recep Tayyip Erdoğan’da devletin malını Hz. Ömer’in savunduğu gibi savunacağına inanıyorum.

Tüyü bitmemiş yetimin hakkını mafya bozuntularına bırakmaz o bundan emin olun. Biz burada yaşayan Güneydoğulular olarak burayı mekân tutmuş 40 yıldır burayı mamur eden Güneydoğulu hemşerilerimiz olarak orada bir mülkiyet ya da tapu, istemiyoruz ki biz.

Biz diyoruz ki devletin ormanı, devletin arazisi devlete hizmet etsin. Orası Millet Bahçesi yapılsın ve bütün vatandaşlar oradan istifade etsin halka açık bir Millet Bahçesine dönüşmeli Aydos Ormanı. Bizler bunun takipçisi olacağız.

Aslında bugün burada konuşmak istemedim icraat yapmadan ama İdris kardeşim dedi ki bizlerin desteğe ve morale ihtiyacı var çıkıp konuşun yoksa korkuyor musunuz?

Biz Ehlibeyt’ in torunları korku bilmeyiz. Hele zalimden korkmak bizim işimiz olamaz.  Biz Selahattin Eyyubilerin torunlarıyız. Haçlıya boyun eğmemişiz. Biz zalimden korkmayız.

 Siirt’in maneviyatında ustalığı ve hamuru olan dedelerimizin, babalarımızın manevi lideri Şeyhul Hazinin torunu Bursa Milletvekili Muhammet Müfit Aydın aramızda Ak Partiyi o temsil ediyor. Zaten siz bu seçimde de İstanbul’ da ki Güneydoğulunun platformunun çalışmalarından Cumhurbaşkanımızın bizzat onu Bursa’dan buraya gönderdi. Dolayısı ile yetkilidir bu sorundan kaçamaz zaten kaçmakta istemiyor.

Oda en az benim kadar hatta benden daha cesur biridir. AK Parti adına konuşmaya da en yetkili kişidir. Kendisine saygılarımı sunuyorum. Şunu unutmayın ki sonuna kadar bundan sonra her gün beraberiz. Allah’a emanet olun” dedi.

Bizler Milletin Bize Oy Vermemesi İçin Elimizden Geleni Yapmışız

Daha sonra mikrofona gelen AK Parti Bursa Milletvekili Muhammet Müfit Aydın ise “ Hepinizi sevgi saygı ve muhabbetle selamlıyorum. Değerli kardeşlerim biz 1071 den bu güne kadar beraber yaşamışız.

Kürt’ü, Türk’ü, Laz’ı, Çerkez’i ve Boşnak’ı ile beraber bu ülkede at koşturmuşuz. 600 küsur yıl 22 milyon kilometrelik alanda adaleti, insanlığı millete dağıtmak için bir sülalenin bir imparatorluğun torunlarıyız.

Değerli kardeşlerim bizim şu anda gelmiş olduğumuz nokta 22 milyon kilometre karede 870 kilometre kareler gibi bir mesafe. Fakat buna da tahammülleri yok. Bunu da bitirmek istiyorlar yalnız buna müsaade etmeyeceğiz.

Gidin Çanakkale’de Muşlu, Siirtli, Bitlisli, Diyarbakırlı, Edirnelisi, Trabzonlusu kardeş kardeşe kucak kucağa yatıyor. Bu ülkenin bütün topraklarında hepimizin kanı var. Hiç kimse bu ülkenin ikinci sınıf bir insanı değil. Hepimiz 1. Sınıf insanlarız. Kimse kendisini illegal güçler olarak kabul edemez.

Bazılarının bunu yapmış olması bizi tedirgin etmez. Kusura bakmasınlar bu ülkede herkes 1. Sınıf Türkiye Cumhuriyeti vatandaşıdır. Ancak bazı hususlara dokunmak mecburiyetindeyim 80-100 yıl Cumhuriyet Halk Partisi ile birlikte başımıza gelen bazı hadiseleri de bilmeniz de yarar var.

Nedir bunlar?

Hiçbir gerekçe olmadan %98 ve ya %99 u Müslüman olan bir ülkede Tanrı Uludur! Tanrı Uludur! Tanrıdan Başka Yoktur Tapacak… Değerli kardeşlerim buna ihtiyaç var mıydı? Türkçe bilenler dışında bunun ne olduğunu anlayan var mı? Fakat Allah-u Ekber Allah-u Ekber İslam âleminin Hristiyan âleminin, Yahudi âleminin bütün dünyanın bildiği bir İslami semboldür. Sen bunu niçin Türkçeye çeviriyorsun. Senin derdin ne mesele bizi evveliyatımızdan, inancımızdan, imanımızdan uzaklaştırmak.

Merhum dedem anlatıyordu Vallahi diyor evladım ben Siirt’te ulu camiinin içine atların doldurulduğunu ve beyaz bir atın da imamın konduğunu da Vallahi ben gözlerimle gördüm. Bunu kim yaptı. Cumhuriyet Halk Partisi.

Değerli kardeşlerim Tatvan’dan Muş’a gidiyorum ben trafik polisi durdurdu bizi trafik polisinin tek görevi var ehliyet ve ruhsat bunun dışında başka bir görevi yok. Ben bunları hazırlamışım yanıma geldi. O zaman teyp kasetleri vardı. Hatırlarsanız! Gelir gelmez tak bakalım bir tane taktım baktım Allah’tan Türkçe çıktı. Eğer le le ya da lo lo olsaydı bakalım başıma ne gelecekti.

Değerli kardeşlerim biz herkese zulüm ettik. Cumhuriyet Halk Partisinin zulüm etmediği hiçbir zümre yok. Alevi Aleviyim diyemiyor, Kürt Kürt’üm diyemiyor, Müslüman Müslümanım diyemiyordu. Müslüman okuyamıyor. Başörtüsünden dolayı ikna odaları oluşturdular. Bunları unutursak yanlış yaparız.

Merhum Menderes sadece en büyük yaptığı olaylardan birisi ezanı aslına döndürmek oldu. 10 yıl buna tahammül ettiler 10 yılsonunda iki tane Bakan arkadaşı ile birlikte idam edildiler. Değerli kardeşlerim rahmetli Özal bu ülkeye içi yanan ve gerçekten çok güzel işler yapan birisiydi. Vallahi nasıl vefat ettiğini biz halen tam olarak bilemiyoruz.

Zehirlediler mi? İhmal mi var? Nedir bilmiyoruz. Türkiye Cumhuriyetinin Cumhurbaşkanı o günün şartlarında Türkiye’ de BY-PASS ameliyatı doğru dürüst yapılamıyor. Amerika’da olmuş gelmiş Türkiye’ye fakat yanında devamlı doktor bulunması lazım o gün doktor yok. Hastaneye gidiyorlar o hastane de doktor yok. Diğer hastaneye gidiyorlar orada da doktor yok. Biz merhum Özal’ı kaybediyoruz.

2002 yılına geldiğimiz zaman Recep Tayyip Erdoğan Muhtar dahi olamaz dediler. Seçime sokmadılar bir yasa değişikliği yapıldıktan sonra 2003 yılında Siirt’ten seçime girdi bir Başbakan seçiliyor % 86 oy aldı. Samimi söylüyorum belki kendi ilinde bu kadar oy alamazdı. Ama biz ona sahip çıktık.

Hamt olsun bugün olsa yine yaparız feda olsun ona fakat Başbakan olduktan sonra GATA’ya hasta ziyaretine gitti hanımı ile dediler ki senin hanımın başörtülüdür biz seni almayız. Bunu kim söyledi biliyor musunuz?

Onun emrindeki onun mahiyetinde ki Cumhuriyet Halk Partisi zihniyetli bir eleman ve hastaneye almadılar. O yetmedi 365 diye bir kararname çıkarttılar. Rahmetli Özal’a uygulanmamış, Necdet Sezer’e uygulanmamış. Ancak Abdullah Gül gelince ona uygulandı.

Çok bilen bir hukukçu bir yorum yaptı ve ondan sonra dediler ki bu olmaz tekrar referandum yapıldı referandum sonunda Abdullah Gül’ü seçebilme imkânı bulabildik. 6 ay AK Parti kapansın kapanmasın bir Cumhuriyet Başsavcısının açmış olduğu dava somut delil var mı? Hayır, sadece gazete kupürlerinden toplanmış bir delil oluşturulmuş ve Anayasa mahkemesinde dava açılmış.

6 ay sonunda mahkeme 6 ya 5 karar verdi. AK Parti kapanmasın amma Devlet gelirlerinin hepsini keselim. Bu yetmiyor 2009 seçim sürecine yaklaşırken bir problem ortaya çıktı. Esas problem şu FETÖ denilen bir zihniyet 35-40 yıldan önce ülkemizin damarlarına tamamen yerleştirilmiş.

Türkiye’nin en zeki çocukları alınmış. Pilot, asker, hâkim, savcı, jandarma ve polis yapılmış. Niçin?

Türkiye bir gün Amerika’nın emrine girmesi için. İsrail’in emrine girmesi için. Hatırlarsanız Irak’ta 91 yılında Amerika Birleşik Devletleri Irak’a girdi. Saddam o günlerde ben çok, iyi hatırlıyorum. Öyle topları var ki buradan Eskişehir’e etkisi olur.

Biz Siirt’te, Muşta, Bitlis’te, Diyarbakır’da bütün pencerelerimizin etrafını naylonla çevirmiştik.  Saddam’a atılan bombalar bizi zehirlemesin diye ve orada kendi kendisine nefessizlikten ölen kardeşlerimiz oldu.

Ama Bağdat’a girerken bir tane silah patlamadı. Neden? Kesmi Zani denilen bir örgüt FETÖ’nun benzeri yine Amerika’nın yine İsrail’in icadı olan bir örgüt.

Genelkurmay komutanı, jandarma komutanı, kara kuvvetleri komutanı, özel kuvvetler komutanı Saddam’ın damadı Hızır, eniştesi, oğlu kesmi zani örgütünden, Bağdat’a girerken kıyamet kopacak diye bekliyoruz. Tek bir silah patlamadan Bağdat Amerika Birleşik Devletlerine teslim edildi.

Bizde de 2008-2009 dan sonra yavaş yavaş süreci başlattılar. Gezi olayları dediler, 17-25 dediler, yok şunu dediler, bunu dediler, en sonunda 15 Temmuz’da Allah bu millete zeval vermesin. Eğer bu milletin imanı şuuru vatan sevgisi olmasaydı. Biz o gece Suriye olacaktık.

 251 tane şehidimiz olduğu halde Allah nur içinde yatırsın. 2000’in üzerinde de Gazimiz var Allah onlara da sağlıklı hayırlı ömürler nasip etsin.

Recep Tayyip Erdoğan’ın dik durmasıyla o geceyi milletimizin de birlik beraberlik ve desteği ile kurtardık. Bunu niçin yapıyorlardı biliyor musunuz?

Dünyanın en yaramaz çocuğu olan İsrail’e miniteden yani van minit demişti. Recep Tayyip Erdoğan sen büyük bir günah işledin van minit diyemezsin bu yetmedi dünyada 193 tane ülke var. Bunları idare eden 5 tane ülke var. Bu 5 ülke ne karar verirse Birleşmiş Milletlerde geçerli.

Size soruyorum 1 milyar 700 milyon Müslüman var. Bunların temsilcisi orada var mı?

Hayır! Şu anda dünyada İslam coğrafyasının dışında gözyaşı ve kan var mı?

Hayır! Afganistan, Suriye, Sudan, Somali, Libya, Arakan ve Filistin’de var.

Fransa’nın kulisinde üç tane adam öldürüldü. 5-6 sene önce hepimiz hatırlarız. Bütün Avrupa liderleri geldiler toplandılar. Kol kola girdiler Amerika’da geldi kollarına girdi. Biz teröre karşıyız. Terörizmi lanetliyoruz diye yürüdüler. Terörist sizlersiniz!

Suriye’ de 1,5 milyon insan ölüyor umurunuzda değil. 1 milyon Irak’ta öldü umurunuzda değil. Libya’ Afrika, Sudan, Filistin, Arakan, Somali’de ölüyor umurunuzda değil. Mısır’ı ne hale getirdiniz. Geçtiğimiz günlerde mahkemede vefat etti. Milletin seçmiş olduğu bir lider. Amerika’nın buyruğu ile orası tahkim altına alındı. Dün mahkeme edilirken benim kendi âcizane kanaatimi söylüyorum. Mahkemenin ve basının huzurunda ölümüne neden olacak ne yaptılarsa yaptılar. Çünkü millet desin ki eceli ile öldü. Nasıl öldürüldüğünü bilmiyoruz.

Recep Tayyip Erdoğan’ı da aynı noktaya getirmek için uğraşıyorlar. Ama Allah onlara nasip etmedi. Değerli kardeşlerim düşünesiniz diye söylüyorum. Bizim komşumuz İsviçre, Paris, Fransa, Almanya Hollanda değil Vallahi değil. Kimdir komşularımız Suriye, Irak, İran, Gürcistan ve Ermenistan’dır.

Bunlar bizim kendimize gücümüzü kuvvetimizi birlik ve beraberliğimizi her seferinde pekiştirmemiz lazım. 16-17 yılda 16. Seçimi yapıyoruz. Nedir bunun manası her seferinde milletin birlik ve beraberliği dışarıdaki ve içeride ki kötü emelli insanların emellerini kursaklarında bırakmaktı.

Keşke Suriye her gün seçim yapsaydı da bu duruma düşmeseydi. Mısır, Libya ve Irak yapmış olsaydı. Ama hiç birisi yapmadı. Elhamdülillah biz şu anda dünyada ki İslam coğrafyasında lider olabilecek tek ülkeyiz.  Bu hakkımızı da Recep Tayyip Erdoğan sonuna kadar işletiyor.

Değerli kardeşlerim gelelim 31 Mart’a bir seçim oldu hiçbir sorun yok. Ankara, Antalya, Adana, Mersin’ i kaybediyoruz bir problem yok. İstanbul’da allem ve gullem yapılmış. Çalınmış çırpılmış bu milletin iradesine ipotekler konulmuş. Ona sahip çıkmamız gerekiyordu. Biz dedik ki gelin bu sayımı tekrar baştan yapalı. İki, üç gündür televizyonlar da gösteriyorlar o günlerde hâkimlerin gece yarısı gelip te olaya müdahale ettiği anları.

Geldiler ve karar verdiler. Biz sayım yaptırmayacağız. Neden korkuyordunuz? 29 binden 13 bine düşüşünüz %10 luk bir miktarda oldu. Eğer hepsini baştan saysaydınız kaybediyordunuz. Bunu çok iyi biliyorsunuz.

Erken seçime geldik 23 Haziran’da arkadaşlar şu an da Amerika’nın 1. Gündem maddesi Türkiye ve İstanbul seçimi. Almanya, Fransa, Avrupa, İsrail ve Yunanistan’ın 1. Gündem maddesi İstanbul seçimi. Sizlere ne oluyor. Biz kendi ülkemizde bir ilimizde bir seçim yapıyoruz. Bu sizi niye ilgilendiriyor. Sizin seçimleriniz olur biter bizim umurumuzda değil.

Ama sizin bir ajandanız var. Amerika’nın devlet başkanı 12 bin kilometreden İsrail ben sana Golan Tepelerini veriyorum. Sen babanın malını mı veriyorsun. Kimin malını kime veriyorsun. Kudüs’ü size Başkent yapıyorum. Olayın fotoğrafını büyüterek bakmak zorundayız. Biz bu fotoğrafı görmezsek yarın bir gün Vallahi büyük sıkıntılar çekeriz.

Hepinizin vicdanına soruyorum Binali Yıldırım ile Ekrem denilen şahıs mukayese dahi edilemez. Kendisini 17 yılda ispatlamış bir aday, Türkiye’ nin en büyük projelerinin altında imzaları olan biri. Mütevazılığı ve insanlığı ile bugüne kadar ki hal ve hareketi ile hepimizin yanında olan biri.

Bizim gidip te Cumhuriyet Halk Partisinin adayını vermemizi anlamakta doğrusu zorlanıyorum. Bu akşam başınızı yastığa koyduğunuz zaman bir düşünün Siirt, Elazığ, Muş, Diyarbakır, Gaziantep nerede Cumhuriyet Halk Partisinin bir milleti var. Şırnak, Hakkâri, Ağrı da hiçbir yerde yok. Yahu bizim onlarla bir dostluğumuz bir kardeşliğimiz yok.

Biz onların evveliyatını çok iyi biliyoruz. Bugün burada onlarla olan dirsek temasımızı anlamakta zorlanıyorum doğrusu. Bizim Doğu ve Güneydoğu insanımızın özellikle bana göre bütün insanlarımızın Kürt, Türk herkesi bu gece yastığa başını koyduğu zaman bu muhasebeyi yapması gerekmektedir.

Yahu ben Allah için ne yapmaya çalışıyorum. Buraya gelen kardeşlerimizin 94 öncesi yerel’ de İstanbul’un halini anlatmak gerekiyor mu?

Çöp dağları, hava kirliliği ve susuzluğu ben bir dostumun evine gitmiştim. Allah selamet versin abdest almam gerekiyor kurban dedi buyur buyur neyse beni götürdü banyoya aman Allah’ım küvetin içine suyu doldurmuş. Küvet simsiyah olmuş. Ağzıma su alacağım ama benim o sünneti terk etmem lazım. Midem bulanıyor. Keşke dışarıda abdest alıp gelseydim dedim. Çok eski bir tarih değil.

Allah hatırına AK Parti geldikten sonra biz altın madenleri mi, Petrol yatakları mı bulduk. 17 yıldır ülkeyi çok iyi idare etmesini bildik. İlk geldiğimiz günlerdeydi hatırlıyorum. Mecliste Recep Tayyip Erdoğan’ın konuşmasını biz bundan sonra ilkokuldan lise son sınıfa kadar bütün çocuklarımıza kitapları bedava vereceğiz. O gün ki Cumhuriyet Halk Partisi lideri fena fikir değil ancak biz zenginlere vermeyelim.

Değerli kardeşlerim çok manalı bir cevap verilmişti Recep Tayyip Erdoğan tarafından “Çocuğun fakiri zengini olmaz biz bütün çocuklara vereceğiz” diye. 17 yıldır veriliyor. Hamd olsun vermeye de devam ediyoruz. Avrupa’da dolaşıyorum bazı ülkelere gidiyorum. Diyorlar ki size gıpta ediyoruz niçin dedim siz dedi yatalak olan hastalarınıza evde bakım servisleri oluşturmuşsunuz ve evde ona bakan kişiye de destek sağlıyorsunuz. 

Geçen sene 24 Haziran’da bizim seçimlerimiz vardı. Genel seçimler Bursa’nın yıldırım ilçesinde doğu ve Güneydoğulu kardeşimizin evine gittik. Bir hastası var. Bende o arada dedim ki isterseniz bunu hastaneye aldıralım. Orada ki adam bizi tanıyor. Kurban yok böyle kalsın dedi. Oradan çıktık İlçe Başkanı beni uyardı. Sayın Vekilim bu maaş alıyor. Biz onu buradan çıkarırsak o maaş kesilebilir. O korku ve endişe ile bize vermiyor.

Biz bunu niçin yapmışız biliyor musunuz?

Bizim babaya, anneye, nineye, dedeye, teyzeye ve halaya olan saygımızdan dolayıdır. O kültürü biz kaybetmek istemiyoruz. Kimse babasını, annesini, ninesini, dedesini, teyzesini ve halasını huzur evine götürüp bırakmasın. Yeter ki kendisinin o kültürü yaşamasına sebep olsun. Derdimiz davamız bu iyi ki yapmışız.

Daha da yapacağız feda olsun bu millete. AK Parti camiası olarak biraz önce doğrusu Ethem Ağabey’in son cümlelerine ilişkin başta bir şey söyleyecektim bu kadar güzel konuşmadan sonra doğrusu benim çıkıp ta ayran olmam ve ya orada turşu olmam gerekmezdi. Ama birkaç kelam edeyim dedim bende çünkü çok güzel konuştu.

17 yıldır iktidardayız. Yanlışlarımız, eksiklerimiz, adaletsiz davranışlarımız, yok mu?

Var ben 1 aydır İstanbul’da dolaşıyorum. Emin olun biz milletin bize oy vermemesi için elimizden geleni yapmışız. Yoksa AK Parti’ye kimse küskün değil. Kimsenin AK Parti ile bir problemi yok. Fakat biz bu 31 Mart’ta bir problem yaşamışız.

Bu problemleri yaşamış olmamızda bugün karşımıza bir belge olarak çıkıyor. Burada bir işletme kurulmuş. Ben ismini çok fazla zikretmeyeyim Ethem Ağabey zaten detaylı anlattı. O işletmemiz allem edilmiş güllem edilmiş gençlerin ve bu mahallenin tabiri caizse toplantı, nefes alma, huzur bulduğu bir yer bir anda ellerinden alınmış.

Vallahi bunun peşini bırakmayacağız. Bunu net bir şekilde söylüyorum. Bundan endişeniz olmasın. Ben bunun peşini bırakmayacağım. Cumhurbaşkanımıza da söyleyeceğim. Bizler bunu takip edeceğiz nedir ne değildir kimse kusura bakmasın burada birileri devletin bazı birimlerini buradaki kardeşlerimizin aleyhine kullanma yetkisine sahip değildir. Ben bu kadar söylüyorum.

Bu yüzden sizler rahat olun ve Ankara’da bir kardeşiniz var olduğunu unutmayın. Her zaman geçen dönem bizim danışmanlara söyledim. Dedim ki bir araştırma yapın acaba meclise en çok ziyaretçi kime gelmiş. Bir araştırdılar en çok ziyaretçi bana gelmiş.

Elhamdülillah ben bununla onur duyuyorum. Şeref duyuyorum. Tek bir beklentim var. Öldüğüm zaman 10 tane 20 tane eğer Allah gani gani rahmet etsin dedirte bilirsem. Ne mutlu bana.

 Son olarak bir şey arz edeceğim 1 Kasım’da Bursa’da bir problem var. Problem şu 72 bin konutun elektriği, suyu, doğalgazı, yolu ve kanalizasyonu yok. Tabii ben bunları gördükten sonra bir gün sabah namazından sonra camideyiz.

Camiden çıktıktan sonra cemaat ile sohbet ediyoruz. 80 küsur yaşında ki bir ağabey aynen şunu söyledi. Sayın vekilim 8 yıldır bir tane buzdolabı, çamaşır makinesi almışım. Yan komşudan elektriği alıyoruz. Taşıma suyu ile deterjan bölümünden çalıştırmaya gayret ediyoruz. Ama Vallahi çalışmıyor dedi ve ağladı.

Gittik o zamanın başbakanı Ahmet Davutoğlu ile görüştük. Biz bunun sözünü vermemiz lazım. 72 bin sadece Bursa’da var İstanbul, İzmir Türkiye genelinde ne kadar var onu bilmiyorum. Sadece Bursa da 72 bin tane biz Milletvekili olduk. Ankara’ya gittik. 2-3 ay acemiliktir nereden çıkacağız, nereye gireceğiz bunları öğrenmeye çalışıyoruz. 3 ay sonra gittim Çevre ve Şehircilik Bakanımıza Fatma Hanıma Sayın Bakanım böyle bir problem var sadece Bursa’da 72 bin konut biz bununla ilgili de söz verdik vatandaşa bunu çözmemiz lazım.

Sayın vekilim bir bakayım bürokratlara bir sorayım dedi. İki üç gün bekledim bürokratlara sordu sayın başkanım yanında müsteşar yanında gittim Sayın Bakanım ne yaptınız? Sayın Vekilim olmuyor dedi. Sayın bakanım biz olmayanları olsun diye buraya geldik.

Bir kanun teklifi çıkaralım ve bu durumu çözelim dedim. Bana verilen cevap efendim olmaz. Sayın bakanım dedim bu olacak söz vermişiz. Efendim olmaz. Dedim ki ben istifa ederim. Siz bilirsiniz dedi.

Bu Cumhuriyet tarihinde ender görülen bir hadisedir. Bir Milletvekili kendi milletine verdiği sözden dolayı istifa ediyor. Efkan Ala burada o zaman içişleri bakanı sabahleyin bizi erkenden çağırdı. Bursa Milletvekilleri üstadım dedi çok acemi bir siyasetçisin dedi. Milletvekili istifa kelimesini kullanmaz.

Sayın bakanım dedim tekrar ediyorum. Vallahi ben onurumu, haysiyetimi, şerefimi ve sözümü milletvekilliğine değiştirmem. Ben söz vermişim ya olur ya da istifa ederim. Dur dedi kızma tamam bir dakika ve mesele çözüldü.

Haklı olacağımız konular için söylüyorum. Vallahi bu millet için istifa etmeye her gün hazırım ben bunu bilin. Benim kendi ailemden Ethem Ağabey açıkladığı için söylüyorum. Benim bu millete olan vefa borcum çok saygılıdır. Şıhıl hazin ailesine olan borcum çok saygılıdır.

Onların hiçbirini bir tarafa atamam kimse kusura bakmasın. Milletvekilliği sadece millet hizmetkârlığından ibarettir. Ama o şerefini, onurunu, haysiyetini, gururunu ve sözünü muhafaza edersen bir şeye yarar. Onun için söz veriyorum. Bu Aydos dediğiniz hadisenin takipçisi olacağız. Allah’ın izni ile bunu İnşaallah çözeceğiz bu konuda rahat olun.

Yalnız benim bir tek istediğim var. Ben kendi adıma söylüyorum bir tane oy için 100 -200-300-500 kilometre giderim. Benim derdim davam Binali Yıldırım, Recep Tayyip Erdoğan değil Türkiye Cumhuriyetinin birlik ve beraberlik içerisinde Kardeşçe yaşamak içindir. Vallahi sırf bunun için gider bir oy için el değil ayağınızı öperim. Bu kadar da net konuşuyorum. Onun için bu seçimlerde sadece oy vermekle yetinmeyelim.

Dostlarımıza, arkadaşlarımıza, kardeşlerimize, yakınlarımıza nazımızın geçtiği herkese ne olursunuz. Biz 24’ünde gidip kucaklayalım ondan sonra bu millete en azından rahat bir şekilde hizmet edelim bu duygularla hepinizi saygı sevgi ve muhabbetle selamlıyorum” dedi.

Son olarak mikrofona Anadolu Yakası Siirtliler Derneği Onursal Başkanı İş İnsanı İdris Acar gelerekkısa bir selamlama konuşması gerçekleştirdi.

Acar “  Aslında söylenecek çok şey var. O kadar çok saygı duyduğum onların karşısında konuşmalarıma dikkat etmek istiyorum. Kendilerine hazırlamış olduğumuz plaketleri Ethem Ağabeyimiz verdirmedi. Bizler henüz bunu hak etmedik kesinlikle kabul etmiyoruz.

İnşaallah plaketleri 1. Kapının yeniden açılışı olduğu gün vereceğiz. Sizler gibi güzel bir aileye sahip olduğum için çok gururlu ve onurluyum. Dostlarım, arkadaşlarım güzel ailem hepinize çok teşekkür ediyorum. İyi ki varsınız sağ olun var olun” dedi.

Program Siirt Yöresel Halk Oyunları ekibinin gösterisi ile son buldu. 





    Yorum yazmak için sitenin üst kısımdan giriş yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen olun!
GAZETE MANŞETLERİ
EN ÇOK OKUNANLAR
BUGÜN
BU HAFTA
BU AY
EN ÇOK YORUMLANANLAR
BUGÜN
BU HAFTA
BU AY
SPOR TOTO SÜPER LİG
Tür seçiniz:
e-gazete
KARİKATÜR
SENDE YAZ
Ziyaretçi Defteri

Siz de yazmak istemez misiniz?

ARŞİV