18 Kasım 2018 Pazar

BÜYÜKADA NIN İNCİSİ

Büyükada’da Bizans öncesi yerleşimlere ait çok az bilgi vardır. Muhtemelen Antik dönemde meskun olan Ada’daki en öneml bulgu, 1930 yılında Karacabey mevkiindeki Rum Ortodoks mezarlığı yakınında bulunan ve Büyük İskender’in babası Makedonya kralı II. Filip’e ait altın sikkeleri ihtiva eden Büyükada Definesidir.

01 Haziran 2015 Pazartesi 23:10
Bu haber 971 kez okundu
BÜYÜKADA NIN İNCİSİ

Hepsi 207 altın sikkeden ibaret olup şu anda İstanbul Arkeoloji Müzesindedir. Büyükada, diğer İstanbul Adaları gibi yaklaşık 7 yüzyıllık Bizans döneminde hapishane ve manastırlarıyla ün kazanmıştır. Bu dönemde Bizans’ta ortaya çıkan taht kavgaları, siyasi ve dini içerikli anlaşmazlıklar neticesinde Büyükada’da prensesler, prensler, din adamları sürgün olarak gönderilmiş ve bunlara korkunç işkenceler yapılmıştır.

İstanbul’un Türkler tarafından fethinden yaklaşık bir buçuk ay önce Fatih Sultan Mehmed’in kenti kuşatması sırasında Baltaoğlu Süleyman Bey bir donanma ile Kınalıada, Burgazada ve Heybeliada’yı teslim almış, yalnızca Büyükada bir kaleye sahip olduğu için kısa bir süre direnebilmiştir.


Türklerin Adaları alması ile huzur ve sükun gelmiştir. Yerli halk balıkçılık ve tarımla geçinmiştir. Manastır ve kiliselerdeki keşişler el yazması dini eserleri çoğaltarak hayatlarını sürdürmüşlerdir.

Ada’ya Türklerin yerleşmesi 1846’da küçük gemilerin hizmete başlaması ile oluşmuştur. 1875’de daha büyük gemilerin gelmesi ile düzenli seferlere geçilmiştir. Bundan sonra Ada’da nüfus hızla artmıştır. Zengin Türklerin anı sıra yabancılar da Ada’ya rağbet etmiş ve köşkler, konaklar, oteller dönemin mimari üsluplarını yansıtan binalar, kiliseler ve cami yapılmıştır. 1861de Padişah Abdülaziz döneminde İstanbul’da kurulan ilk üç belediye dairesinden biri olarak Yedinci Daire diye anılan Adalar Belediyesi Teşkilatı kuruldu ve merkezi Büyükada oldu.


1894’ de meydana gelen depremde ve 1900’lü yılların başlarında çıkan çarşı yangınında önemli hasarlar meydana geldi. 1945 yılından sonra Ada’ya yazlığa gelen Türklerde çoğalma olmuş, iskele çevresinde başlayan yapılaşmalar kıyı boyunca devam ederek tepelere doğru tırmanmıştır. 1984 yılında SİT alanı olarak kabul edilen Büyükada İstanbul’un en seçkin yerlerinden biri olma özelliğini korumaktadır.

Şükrü BUDAK mesleğine 1974 yılında Büyükada Anadolu Lokantası’nda ve 1975 yılında Karagöz Restaurant’ta başladı. 1977 yılında ise ilk Balık Restaurant olarak Kumkapı Üçler Restaurant’ta, oradan da 1988 yılında Yeşilköy Balıkçı Hasan’da garson olarak devam etti.21 Haziran 1996 tarihinde kendisin ait olan Kuruçeşme Seahouse By Şükrü Restaurant’ı kurdu.

1999 yılında balık ve mezelerle ilgili buluşlarını ilk olarak zeytinyağlı, cevizli, sütlü, sarımsaklı ekmekler, balık pastırması, balık köftesi, balık kokoreç, balık lokma ve By Şükrü salata gibi ürünleri mutfağıyla buluşturdu. Şükrü Bey balıklarını Türkiye’nin birçok yerinden özenle kendisi alır ve adaya getirir. Ürünlerin tazeliği ve lezzeti tartşılmazdır.Ayrıca Lakerda denince akla gelen BY Şükrü Restaurant’tır. Deniz Mahsullerinde iddialı olan By Şükrü’de, dilediğiniz her an kabuklu deniz ürünleri (ıstakoz, böcek, pavurya, ayna vb.) bulunur.

Gülistan Cd, Adalar
(0216) 382 1245

http://www.bysukru.com.tr/

 

 

    Yorum yazmak için sitenin üst kısımdan giriş yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen olun!
GAZETE MANŞETLERİ
EN ÇOK OKUNANLAR
BUGÜN
BU HAFTA
BU AY
EN ÇOK YORUMLANANLAR
BUGÜN
BU HAFTA
BU AY
SPOR TOTO SÜPER LİG
Tür seçiniz:
e-gazete
KARİKATÜR
SENDE YAZ
Ziyaretçi Defteri

Siz de yazmak istemez misiniz?

ARŞİV